Biz, bu yolun bir hizmetkârı olmaktan öte bir dava peşinde değiliz. Mahmud Efendi (k.s.) Hazretlerinin gönül ikliminden aldığımız feyzi, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat çizgisinde, ilim ile edebi, Kur'an ile ahlakı bir arada yürüterek bu topraklara, bu gönüllere ulaştırmaya çalışıyoruz. Amacımız kalabalık değil, ihlastır; övgü değil, rızadır.
Küçük bir Kur'an kursundan yola çıktık; niyetimiz büyük değil, sadedir: evladımıza Kur'an'ı, edebi ve Rasûlullah'ın (s.a.v.) ahlakını öğretmek, muhtaç kardeşlerimizin elinden tutmak, yolda kalanlara bir sığınak, gönlü kırık olanlara bir teselli olabilmek. Ne bir makam ne bir isim peşindeyiz — sadece bize emanet edilen bu hizmeti, üzerimize düşen edeple, gücümüz yettiğince yerine getirmeye çalışıyoruz.
Hedefimiz, mürşidimizin bize öğrettiği o mütevazı, o gösterişsiz, o gönül merkezli yolu; yarınların nesillerine de aynı sadakatle taşımaktır. Ne bir "kurum" olma telaşındayız ne de bir "marka" kaygısı taşıyoruz — sadece bu emanetin, Allah'ın izniyle, kıyamete kadar sönmeyecek bir çerağ gibi nesilden nesile aktarılmasına vesile olabilmeyi umuyoruz.
Bir avuç toprağı bereketli kılan yağmur gibi, küçük ama samimi hizmetlerimizin; okuyan, öğrenen, yardım eden, yardım gören her bir kardeşimizin gönlünde bir iz bırakmasını diliyoruz. Bizden sonra gelenlerin de bu yolu, bu edebi, bu istikameti aynı teslimiyetle sürdürmesi — işte en büyük duamız, en büyük emelimiz budur.
Daha güçlü bir gelecek için, siz de destek olun.